Diyetisyen seçimi çoğu insan için yılda bir bile yapılmayan bir iş. Karşılaştırma deneyimi birikmediği için karar, elde ne varsa ona göre veriliyor: kimin profili daha kalabalık, kim daha yakın, kim daha ucuz.
Aşağıdaki beşi, dizini kurarken yüzlerce kaydı incelerken tekrar tekrar karşımıza çıkan hatalar.
1. Takipçi sayısını yetkinlik sanmak
Sosyal medyada görünürlük, pazarlamaya ayrılan zamanın ve bütçenin ölçüsü. Beslenme bilgisinin değil. On binlerce takipçisi olan bir hesabın arkasında Beslenme ve Diyetetik mezunu olmayan biri de olabilir; unvan korunuyor ama “beslenme koçu” gibi ifadeler korunmuyor.
Yerine: mezun olduğu bölümü sorun. Cevap “Beslenme ve Diyetetik” değilse devam etmeyin. Unvanların hangisi korunuyor, ayrı bir yazının konusu.
2. En yakındakini seçmek
Yakınlık, takibi sürdürmeyi kolaylaştırdığı için gerçekten önemli. Ama tek ölçüt olduğunda, ilçenizde çalıştığınız alanda deneyimi olmayan biriyle çalışmayı göze almış oluyorsunuz.
Yerine: önce alanı, sonra mesafeyi filtreleyin. Çoğu diyetisyen online da çalışıyor; İzmir içinde ilçe kısıtı düşündüğünüzden daha esnek. Online çalışan kayıtlar burada.
3. Fiyatı tek ölçüt yapmak
Tek görüşmelik bir değerlendirme ile dört görüşmelik aylık takip aynı hizmet değil. İki ücreti yan yana koyup ucuz olanı seçmek, çoğu zaman daha az takip satın almak anlamına geliyor.
Yerine: ücreti görüşme başına çevirin ve paketin içinde ne olduğunu sorun. Ücret sorarken netleştirilecekler ayrı bir liste.
4. İlk görüşmede plan beklemek
“Hemen liste versin” beklentisi, aslında kötü bir hizmete yönlendiriyor. Sizi tanımadan verilen bir liste, herkese verilen listedir.
Yerine: ilk görüşmenin çoğunun konuşmayla geçmesini bekleyin. Günlük düzen, çalışma saatleri, evde yemeği kimin yaptığı, sevmediğiniz besinler — bunlar sorulmuyorsa plan size göre hazırlanmıyor demektir. İlk görüşmede ne olur.
5. Hekim takibini söylememek
İnsülin direnci, tiroit, böbrek hastalığı, gebelik, obezite cerrahisi — bu başlıkların hepsinde beslenme planı hekim takibiyle birlikte yürür. Danışanların bir kısmı “diyet programını etkilemesin” diye bunu söylemekten çekiniyor.
Yerine: ilk cümlede söyleyin. İyi bir diyetisyen zaten tahlillerinizi ve hekim raporunuzu ister; istemiyorsa bu kendi başına bir uyarı işareti.
Bonus: ilk görüşmeden sonra sessizce bırakmak
Görüşme iyi geçmediğinde çoğu kişi bir sonraki randevuya gitmiyor ve konu orada kapanıyor. Oysa planın neden tutmadığını konuşmak, diyetisyene planı düzeltme fırsatı veriyor — ya da sizin için doğru kişi olmadığını netleştiriyor.
Yerine: neyin işlemediğini açıkça söyleyin. Zaman mı yetmedi, öğünler mi uymadı, maliyet mi yüksek geldi? Cevap “plan değişmez, siz uyun” oluyorsa başka bir diyetisyene geçmek makul.
Hızlı kontrol listesi
Karar vermeden önce şu soruların cevabını bilin:
- Beslenme ve Diyetetik mezunu mu?
- Benim alanımda kaç danışanla çalıştı?
- Takip sıklığı ve süresi ne?
- Ücret görüşme başına mı, paket mi; paketin içinde ne var?
- Hekim takibim varsa tahlillerimi ve raporumu istiyor mu?
- Online mı yüz yüze mi, ölçüm nasıl yapılıyor?
Altısının cevabı netse karar vermek için yeterli bilginiz var.
Bir de bizim tarafımızdan
Bu dizini kurarken kendimize koyduğumuz kural şu: kaynağını gösteremediğimiz alanı boş bırakmak. Bir kayıtta telefon, adres ya da çalışma alanı yoksa bu o kişi hakkında olumsuz bir şey söylemiyor — o bilginin açık bir kaynakta bulunmadığını söylüyor. Eksik bilgiyi doğrudan diyetisyene sorabilirsiniz.
Nasıl değerlendirdiğimizi ağırlıklarıyla birlikte yayınlıyoruz.